Sen Yoktun / Tarih: 6 Eylül 2011 / 0 yorum
Ne hızlı geçiyor zaman.
öyle tanrısal kokuyordun ki
dün gece,
kokladım kokladım
bırakamadım.
gözlerin açılıp açılıp
kapandı.
belli ki rüya görüyordun,
içinde olmayı diledim.
öyle içten nefes alıp
veriyordun ki,
ikimizin en sevdiği
şarkıyı söylüyor gibiydin.
oysa öyle bir şarkı yoktu,
ya biz bilmiyorduk,
ya da henüz yazılmamıştı.
yine de,
sesini öptüm uykunda.
kollarımı sardım bedenine.
benim olmanı diledim,
ölene dek.
..
uyandım sonra,
berbat bir sabah neşesi herkeste.
yeryüzündeki tüm insanlar
mutluydu sanki,
ben hariç.
herkes gülümsüyordu.
“günaydın”lar hiç düşmüyordu
ağızlarından.
sen yoktun ama!
gözlerim seni arıyordu sokakta,
sen hiç olmamıştın ki oysa.
ben sadece,
yaşama sebebim,
hiç tanışmadığım
“sen”i arıyordum.
ne çok acı veriyormuş sevda.
ilk günümden belliymiş kaderim,
doğduğum gün, ağladım.
ve bil ki ben her sabah
seninle gözlerimi yumup hayata
geceleri alıştım
sarhoşken yaşamaya.
..
ne çok acı veriyordu yaşamak,
sen yoktun!
ve ne kadar kısaydı yaşam,
bir kere koklayabildim seni.
gözlerimi yumdum sonra.
..
biliyor musun,
tanrının unuttuğu bir tarihte
görüşebilmek umuduyla yaşıyorum
ben hala.
Sedat Doğan
19 Temmuz 2010
03:03
*Temmuz olmuş, sen hala yoksun.
